PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Erkekler Kime Kadınım Der, harika hikayeler, erkekler kadınım diye kime hitap eder, kadınım sözünü hakedenler


Türkü
10-Nisan-2009, 23:39
Bir erkeğin hayatına kim bilir kaç kadın girer ve çıkar?

Hangisine sevgilim, hangisine kadınım diye hitap eder acaba? İkisinin arasında ne fark var diyeceksiniz. Çok fark var. Şimdi ben kadın gözüyle erkekleri yazmak istiyorum. Ya da olmasını istediğim gibi yazıyorum. Yanlış isem lütfen beni yorumlarınızla uyarınız.

Bir erkeğin hayatına giren kadınların hepsi sevgilidir. Ama bir tanesi vardır ki ona sadece “KADINIM” diye hitap eder. Sevgilim dediği, günlerini gün ettiği, hoş vakit geçirdiği, bazen boşluğunu dolduran, bazen hüzününü dağıtan, bazen onu eğlendiren, bazen onu dertlerinden uzaklaştıran ya da boş zamanlarını doldurandır. Hatta onunla evlenebilir bile. Çocukları bile olur. O artık çocuklarının annesidir. Bir insan olarak onu sever. Ona zarar gelmesini istemez. Bir zaman sevgilim dediği şimdi resmi olarak karısıdır.

Bir erkek "kadınım" diye hitap ettiği zaman ona yüklediği anlam bambaşkadır. Onun içinde şevkat, sevgi, aşk, sahiplenme, kıskançlık, onunla gurur duyma, koruma hissi ve kimseyle paylaşamama vardır. Artık dünyaya neden geldiğini biliyordur. Hayatının anlamı vardır artık. Aradığı sadece o’dur. Onu bulmak ve onunla yaşamak için doğmuştur. Onun olmadığı bir yaşam düşünemez. Çok emindir, tanrı onu sadece kendi için yaratmıştır. Dünyada bir tek o ve kendisi vardır. Onun için canını verebilir. Bu aşktan da öte bir şeydir. Bu bir tutkudur. Bu mantığın bittiği yerde başlayan bir duygudur. Bu kadınım dediği kişinin resmi nikahlı karısı olması şart değildir. Ama zaman zaman karım diye bile hitap eder.

Bu duyguların en güzel örneğini ünlü şair Bedri Rahmi Eyüboğlu yaşamıştır. Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Hanım'la evlidir. Ancak Mari Gerekmezyan’a aşık olmuştur. Mari, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun asistanlik yaptığı Güzel
Sanatlar Akademisi'nin heykel bölümüne misafir ögrenci olarak gelmistir.

1949'da bir gün İstanbul Büyük Kulüp'teki bir toplantıda davetliler, Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan bir şiir okumasını isterler. Eyüboğlu ayağa kalkar ve Karadut'u okumaya baslar:

"Karadutum, çatal karam, çingenem
Nar tanem, nur tanem, bir tanem
Ağaç isem dalımsın salkım saçak
Petek isem balımsın ağulum
Günahımsın, vebalimsin.
Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın."

Bedri Rahmi, şiiri okurken aniden gözlerinden yaşlar süzülür. Salondaki herkes niye ağladığını anlamıştır. Çünkü aşklarını bütün İstanbul bilmektedir. O anda yanında oturan Eren Eyüboğlu da anlamıştır. Çünkü şiirde "kadınım, kısrağım, karımsın" dediği kadın kendisi değildir.

Görüldüğü gibi erkekler sadece nikahlı karılarına kadınım ve karım kelimelerini kullanmıyorlar. Bu bambaşka bir duygu. Bunun adı aşk. Doğa üstü bir duygu. İnsanın vücut kimyasını değiştiren, ruhunda volkanların patlamasına neden olan bir duygu. Onu bulduktan sonra kaybetmek ise çok acı verir. Bunu en iyi Ercan Saatçi’nin yazdığı 'Yastayım' adlı şarkı sözü anlatıyor:

Yoksun yine varlığım sürünüyor
Sensizliğim bilinmiyor
Sen gittin gideli ellerim hep titriyor
Kalbim bu acıyı saklıyor

Yıllar sonra bile hiç kimseye söylemedim
Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım hiç kimse bilmiyor

Yaşlandım artık bıraktığın gibi değilim
Üstelik bir kızım var evliyim


Ne mutlu bütün bu güzel duyguları gerçekten bir ömür boyu bir yastığa baş koyduğu, hayatı birlikte yaşadığı ve çocuklarının annesine duyabilen erkeklere.


Bu yazıyı yazdıktan sonra fikirlerine güvendiğim erkek arkadaşlarıma sordum. “Hangi kadına kadınım diye hitap edersin?” diye; “Kadınım kelimesinin içinde slik vardı
r. Çok özel biri olması gerekmez” dediler. Çok hayret ettim. Oysaki kadın gözüyle kadınım kelimesi çok özeldir ve her kadına söylenince anlamı kalmaz. Neyse ben bu yazımı değiştirmedim ve sizlerden gelecek yorumları merakla bekliyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki, sen bir kadın olarak erkeklerin duygularını bu kadar iyi nereden biliyorsun. Çok haklısınız.
Peki bana “KADINIM” diye hitap edilmiş olamaz mı


Tülay Bilin


http://www.youtube.com/watch?v=vhyTJSukAkg (http://www.sevdaseli.net/forums/redirector.php?url=http%3A%2F%2Fwww.youtube.com%2F watch%3Fv%3DvhyTJSukAkg)

http://www.youtube.com/watch?v=T82UdzRyYFw (http://www.sevdaseli.net/forums/redirector.php?url=http%3A%2F%2Fwww.youtube.com%2F watch%3Fv%3DT82UdzRyYFw)

grauwolf
11-Nisan-2009, 00:01
''Bir erkek "kadınım" diye hitap ettiği zaman ona yüklediği anlam bambaşkadır. Onun içinde şevkat, sevgi, aşk, sahiplenme, kıskançlık, onunla gurur duyma, koruma hissi ve kimseyle paylaşamama vardır. Artık dünyaya neden geldiğini biliyordur. Hayatının anlamı vardır artık. Aradığı sadece o’dur. Onu bulmak ve onunla yaşamak için doğmuştur. Onun olmadığı bir yaşam düşünemez. Çok emindir, tanrı onu sadece kendi için yaratmıştır. Dünyada bir tek o ve kendisi vardır. Onun için canını verebilir. Bu aşktan da öte bir şeydir. Bu bir tutkudur. Bu mantığın bittiği yerde başlayan bir duygudur. Bu kadınım dediği kişinin resmi nikahlı karısı olması şart değildir. Ama zaman zaman karım diye bile hitap eder.''

Evet Aşk mantığın bittiği yerde başladığı için,bir muamma değilmidir.Aşk'ta doğru çizgi arayamassınız,o herzaman kendi doğrultusunu çizer.Bunun içinde mantıkla asla bağdaşamaz.Bir erkeğin ''Kadınım''demesi olduğu gibi kabullenmektir.Benim şahsi görüşüm adam gibi adam söyler.''Kadınım''tabirini kullanmak her erkeğe münhasır değildir.Saygılarımla.:rolleyes::rolleyes::rolleye s:

Nur
11-Nisan-2009, 00:15
Bu yazıyı yazdıktan sonra fikirlerine güvendiğim erkek arkadaşlarıma sordum. “Hangi kadına kadınım diye hitap edersin?” diye; “Kadınım kelimesinin içinde slik vardır. Çok özel biri olması gerekmez” dediler. Çok hayret ettim. Oysaki kadın gözüyle kadınım kelimesi çok özeldir ve her kadına söylenince anlamı kalmaz. Neyse ben bu yazımı değiştirmedim ve sizlerden gelecek yorumları merakla bekliyorum.


erkek zihniyeti dersem lütfen bana kızmasın arkadaşlarım genelleme yapmıyorum ama bu nedir şimdi..... bana göre yanlış.. tabi bilemiyorum yinede.. anlamıyorum erkekleri hiç nlarda bizi anlamıyor...:(

yadiyaren
11-Nisan-2009, 00:23
Bende yazı başlığını okurken bu tür bir tanımlama bekliyordum 'Kadınım' kelimesinin hangi duygular eşliğinde kullanılacağına dair. İnsanın eşini alnından öpmesi kadar kutsal bir şey bu. Özel bir şey. Herkese denmeyecek, tek birine denecek, ama dendiği zamanda çok fazla anlam ifade edebilecek,- erkeğin gözünde- bir kelime kesinlikle. Teşekkürler.

XXXXXXXXX
11-Nisan-2009, 01:58
Bu yazıyı yazdıktan sonra fikirlerine güvendiğim erkek arkadaşlarıma sordum. “Hangi kadına kadınım diye hitap edersin?” diye; “Kadınım kelimesinin içinde slik vardır. Çok özel biri olması gerekmez” dediler. Çok hayret ettim. Oysaki kadın gözüyle kadınım kelimesi çok özeldir ve her kadına söylenince anlamı kalmaz. Neyse ben bu yazımı değiştirmedim ve sizlerden gelecek yorumları merakla bekliyorum.

alın size bir erkek cevabı... arkadaşkar affınıza sığınıp genelleme yapmak istemiyorum.. konunun başlığını okudğumda, inanın aklımdan geçmişti erkeklerin bir çoğu için birlikte olduğu her kadın onların kadınıdır...ama azınlıkta olan bir kısım erkekler içinde kadınım kelimesi çok özeldir ve çok zordur onların kadını olabilmek...

SeRDaR
14-Nisan-2009, 12:55
Yazının ilk paragrafını okur okumaz Attila İlhan’ın “Böyle Bir Sevmek” adlı şiiri geldi aklıma.

Böyle Bir Sevmek
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuklardı
Bıraksam korkudan gözleri sislenir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

Hayır sanmayın ki beni unuttular
Hâlâ ara sıra mektupları gelir
Gerçek değildiler birer umuttular
Eski bir şarkı belki bir şiir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir.

Yalnızlıklarımda elimden tuttular
Uzak fısıltıların içimi ürpertir
Sanki gökyüzünde bir buluttular
Nereye kayboldular şimdi kim bilir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir.
Attila İlhan

Yaşanan hayatın zaman dilimlerinde, her erkeğin hayatına kadınlar girebilir, bununla birlikte kadının hayatına da erkekler girebilir. Ama sevdasını fark eden erkek elbette ki ilişki yaşadığı her kadına “Kadınım” diyemez. Denirse bu özel kelimenin hiçbir anlamı olmaz zaten. Bununla birlikte, kadınlarda bana göre söylemekten büyük bir haz aldığım bu kelimeyi her erkekten duymaz istemez. Aynı şey “Erkeğim” kelimesi içinde geçerlidir.

Şüphesiz ki, her erkek ve kadının duyabilmek istediği veya duymak için birçok şeyi feda edebileceği söylemekten haz aldığım gibi duymaktan da büyük bir keyif aldığım bu anlamlı kelimeleri duydukları an sanırım paha biçilemeyecek anlardır.
Çünkü bu kelimelerin altında yatan derin anlam, gerçekten hissettiği birine karşı söylenildiğinde insanı mutlu yapar, tabiri caizse bulutların üzerinde dolaşmasını sağlar.

İnsanoğlu zamanı kavradığında, dün bugün ve yarını öğrendi. Garip olan ise bütün pişmanlıklarını güneş batana kadar yaşadı birçoğu. Bu yüzdendir ki yaşadığı bugünü, bu an’ı rezil etti kendi kendine. Ne dün’e tutunabildi nede yarın’a! Hangisinin daha önemli olduğunu kavrayamadığı için tek gerçek olan bu an’ı eline yüzüne bulaştırdı. Onun için yarın’ın telaşını da, dün’ün pişmanlığını da hep bugün yaşadı.
Aşk özgürlüktür birçoğumuza göre. Dün yaşanan aşkları, sudan sebeplerle terk eden kadın veya erkek, onca birikimi bir kalemde silip atarlar. Yarın başka bedenlerde bulabileceğimizi sanmakla da hayatımızın en büyük hatalardan birini yaparız farkında olmadan.

Yazılarımın birçoğunda “Kadınım” kelimesini kullanmışımdır bıkmadan usanmadan. Bundan sonra da kullanmaya devam edeceğim muhtemelen.
Kadınım / Erkeğim diyebilmek;
Onun bir gülüşüne dünyaları değişmemek, yokluğunda öleceğini sanmak, huylarını değiştirmek yerine onu olduğu gibi kabul edebilmek, gökkuşağının renginde birlikte kaybolabilmek, tek yürek olabilmek, her şeyi göze alabilmek, hayatı paylaşabilmek, bir yatağın dört’e birine sıkışabilmek, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir geziye iştirak edebilmek, korumak, saygı duymak, , tutku, sevgiliyi olmadan da sevebilmek, gücenmemek, ‘eli, kolu, kalbi gözü olabilmek,’ ondan gelen her sözü kabullenebilmek, vazgeçmemek, kendinden ziyade onun için istemek, üzülmemek, beklemeyi bilebilmek, bu yakıştırmaları o kadar daha uzatabilirim ki, anlayın işte Kadınım / Erkeğim cümlesinin altında yatan derin anlamları…
Yazıya yapılan yorumlara şöyle bir göz attığımda, birçoğumuz hala bir başkalarını veya karşı cinsi aşağılar niteliklere yer vermişler farkında olmadan.
Aşkı aşk yapan onun bilinmezliği değil midir? Bu yüzdendir ki Kadınım / Erkeğim sadece o çok özel olana söylenir.
Bir diğer takıldığım yerde Kadınım / Erkeğim kelimelerinin sliği çağrıştırmasını yadırgayanlarımız. Bundan daha doğal ne olabilir. Birbirlerinin yaşamlarında özel olduğunu hissedebilen insanlar için slik kaçınılmaz bir gerçektir. Hepimiz bunu kabul edebilmeliyiz. Ama slikte göreceli bir kavramdır. Parayla satın alınabilir bir eylemdir.
Lakin neredeyse bir amip olmuş özel insanlar arasındaki slikle diğerini değil bir kefeye koymak sadece ucuz insanların yakıştırmasıdır.

Kadınım / Erkeğim diyebilen nadir insanların ne dediğinden ziyade nasıl davrandığı çok daha önemlidir. Belki de birçok insan bu sıfatları kullanabilir ama hissettirebilen kaç kişidir?

Bu yazı uzayacak; en iyisi ben bir şiirimle noktalayayım şimdilik. Siz, siz olun, Kadınınızın / Erkeğinizin kıymetini bilin ve birbirinizi yaşama döndürebilecek bir damla su olmayı daima bilin…
Sevgiyle kalın…
http://img522.imageshack.us/img522/7201/43nn1.gif
Kadınım (http://www.sevdaseli.net/forums/kadinim-t7306.html)

hazal
14-Nisan-2009, 13:10
Bir erkeğin hayatına giren kadınların hepsi sevgilidir. Ama bir tanesi vardır ki ona sadece “KADINIM” diye hitap eder. Sevgilim dediği, günlerini gün ettiği, hoş vakit geçirdiği, bazen boşluğunu dolduran, bazen hüzününü dağıtan, bazen onu eğlendiren, bazen onu dertlerinden uzaklaştıran ya da boş zamanlarını doldurandır. Hatta onunla evlenebilir bile. Çocukları bile olur. O artık çocuklarının annesidir. Bir insan olarak onu sever. Ona zarar gelmesini istemez. Bir zaman sevgilim dediği şimdi resmi olarak karısıdır.


işte buda hayatın gerçeklerinden...sağol arkadaşım..

veli07
10-Mayıs-2009, 14:07
türkü ellerine sağlık çok teşekkürler!..

Belgin
07-Mart-2010, 19:13
evet...ne yazık ki çok zordur bir erkeğin gerçek kadını olabilmek...ve klasik kadınım sözünden dolu dolu kadınım sözünü ayırabilmek...işte bu noktada yürek devreye giriyor sanırım...biz kadınlar bize söylenenlerin yürekten gelip gelmediğini anlarız...anlamak istiyorsak eğer...yüreğinize sağlık...

safish
02-Temmuz-2010, 00:56
Bu güne kadar bu tür yazılarda erkeklerin kadınlara ne dediği veya ne derse kadını özel hissettirir farklı yorumlarla okudum...Biz kadınlar neden kendimizi böyle şeylerle oyalıyoruz acaba neden küçücük bir kelimede ayaklarımız yerden kesiliyor, neden erkekler karşısında bu kadar aciz kalıyoruz anlamış değilim..

"Kadınım" kelimesine gelince ben ancak "Erkeğim" diyebileceğim birinden bu kelimeyi duymak isterim yanı beni gerçek anlamda seven,koruyan,benim için endişelenen,özleyen,arzulayan ve yokluğumda kendini boşlukta hisseden biri benim erkeğim olmayı hak etmiştir, bende onun için aynı duyguları hissediyorsam bu özel insanın kadını olmayı hak etmişimdir...Laf olsun diye bana "kadınım " denilmesi beni onure etmekten ziyade gerçek anlamada çok incitir, bu güne kadar bu özel kelimeyi söylemeyi hakeden çıkmadığı için kimsenin ne kadını olmak nede benim için özel olan erkeğim olmalarını isterim...
Sevgili resude bu güzel yazı için teşekkürler canım...